Cuma, Eylül 03, 2010

eski bir yazı..

zamane ask mektuplari nasil olur acaba
insanin sevdigi insana methiyeler duzmesi mi
yoksa ona sevdigini haykirmasi mi
peki gecmiste ozlemle yazilan satirlar,
onlar ne kadar uzak acaba bize
belki de sandigimizdan daha yakindir, ne dersin
senden mesafece uzakta kus ucmaz kervan gecmez bir cografyada
boyle seyler yazmak ne tuhaf ya da ne kadar gercekustu
insan bir hos oluyor
sonra bunlari kelimelere dokup daha da sarhos oluyor
icimde hafif bir mirrrlama
sacimda serin ruzgar
keskelerim var, sen ne kadar kizsanda;
simdi seninle kadıköyde yuruyor olmak keskesi,
yururken yuzume vuran ruzgari sana bakarken hissetme keskesi,
ruzgari hissederken elini tutup sanki ilk defa
birisinin elini tutuyor sanip heyecanlanma keskesi,
ellerini tutarken gozlerine bakip kaybolma keskesi,
gozlerine bakip dudaklarini operken yuzumun kizarma keskesi,
ve daha nice keskeler,
seninleyken keskelerim hic bitmeyecek galiba.

Hiç yorum yok: