Çarşamba, Kasım 11, 2009

uzun zaman oldu yazılar döşemeyeli bu duvara, ama gel zaman git zaman yine geldik kürkçü dükkanına, ankaraya geldim 1 haftalığına vakit güzel geçiyor her zaman olduğu gibi arkadaşlarla, utku'yu gönderdik uzaklara, dışarıda yağmur yapıyor, imge'den roll aldım gerçekten kapancak bu dergi galiba nayır nolamazz diyesim var, bir "hayalet gemi" vardı vakti zamanında şimdi roll'da tarih oluyor, ne yapalım artık hayat bizi şaşırtmaya devam eder nasıl olsa..

1 yorum:

suzgun dedi ki...

vardı hayalet gemi... hala var kitaplığın raflarında, rastgele çekilen bir sayının altı çizili paragraflarında değişmeyen yalnızlık, sonlanmayan bir yorgunluk ve alışkın olduğum hüzün de var... hayalet gemi var: hatıralar var, dergiyi almak için gidilen kitapçı var, oturup karıştırdığım merdiven var ama hayalet gemi yoık: artık o merdivenlere mesai saatlerinde gidememek, gitttiğinde öpüşen aşıkları rahatsız etmemek için yürüyüp çıkmak, hüznü saklamak boyalı saçların ardına, yalnızlığa alışmak ve artık onu sevmek var. yoksa değişmek mi değişmemek için asılı kalmak mı var?