Pazar, Aralık 28, 2008

21
St. Antuan'a gidip
bir mum yaktım
gizlice yalvardım sessiz görüntülere
müphem bir aşk
olabilir mi bu?
*güneştutulması1999, lale müldür

sınırsız bir özlemden öte
pasif bir şarkıydı paylaşdığımız
boğulmak tek başına olmayan bir eylemdi
sensiz olmuyordu bir türlü
çekmek ne kelime
sürüklenmek bir yandan
bir yandan gece ilerleyen bir trenden bakıp
alakasız bir durakta inmekti ruh halim
sen biliyorsun hiçbir acı sınırsız değildi
ama sanma diyince akan sular duruyordu
gece trenleri ve boğulmak
hiç bu kadar dost değildi
geçmişle gelecek arasında.

progressivegeceşiirleri, jk

Perşembe, Kasım 27, 2008






"how happy is the blameless vestal's lot!
the world forgetting, by the world forgoteternal sunshine of the spotless mind! each pray'r accepted, and each wish resign'd."*eloisa to abelard, alexander pope


dün gece sil baştan'ı [eternalsunshineofthespotlessmind] izledim, beğendim. sinemayı çok seviyorum ve film izlemeyede bayılırım ama uzun zamandır film izlemiyorum, izlemek içimden gelmiyor, sen mesela herhangi bir filmden bahsetsen ben sana o filmin baş rol oyuncularını, yönetmenini, konusunu yanlış olmadan söyleyebilirim fakat filmi izleyip izlemediği sorarsan alacağın cevap hayır olacaktır, ne alaka di mi..
neyse bazı şeyleri bekletiyorum, bekliyorlar işte bunlardan biride "sil baştan"dı ve gecenin ikisinde izledim onu ve hiç bir şey ne oyuncusu, ne yönetmeni ne görüntüleri ne de hikaye beni hayal kırıklığına uğratmadı, insanın izlerken böyle aşık olası geliyor..

Perşembe, Kasım 20, 2008

bu albümleri bence coldplay'in ilk albümleri olmalıydı evet ben sadece ilk defa bu albümde seviyorum onları, yapmacıksızlıktan uzak sahiye yakın ya da benim gerçeğime daha yakın..

+ vivalavida, coldplay

Salı, Kasım 18, 2008

not: şu alakasız çıkan reklam sayfalarından kurtarabilecek biri var mı beni ? :)

Çarşamba, Ağustos 27, 2008

"kimse kimsenin herşeyi olamaz.. mış.."
+ beni bırakma, feridun düzağaç ,uykusuza masallar

Salı, Temmuz 08, 2008















* "Çanakkale’nin Yenice ilçesinde, küçük bir kasabada yaşıyordum. Yaz tatilinde bizim orada bir fabrikada hamallık yapıyordum. 1994-1995 gibiydi. Nuri Bilge geldi ve 'Kasaba'dan bahsetti bana. Çok sorumsuzdum o zamanlar. Senaryoyu verdi ve 'Bak bunu oku, ezberlenecek yerler de var' dedi. 'Bunu hayatta ezberlemez, bir de bununla uğraşırız' diye düşünüyormuş. Ama ben 'Kasaba'nın tüm senaryosunu, herkesin rolünü ezberlemiştim. Nuri Bilge geldiğinde bayağı şaşırdı."

* röportaj : mehmetemintoprak
+ foto : uzak, mehmetemintoprak & nbc

Çarşamba, Haziran 25, 2008

her ne kadar konsepte aşina olmasam bile konser heyecanı sarınca insanın birden kan atımı hızlanıyor, antalya semalarından uçağa bindiğimde etrafımdaki çikolata tadındaki bedenler ve üzerilerindeki keten elbiselerle koca şehre dönen tatilcilerin arasında kendimi mutlu hissettim, santral istanbula ö. hanımla gittiğimizde "yelle" ortalığı sallıyordu, sonra hot chip ve en son "roşiin mörfii" ile iyice gece ısınmıştı, tabii haliyle terledik, gerçi roşiini dinlemek için hande yener ablamız gelmiş diyorlarsada ben kendilerini görememiştim ne yazık ki, bu yoğunluğun üstüne güzel bir uyku çektim, ertesi günse uzun, güzel bir kahvaltı.. ++efespilsenonelovefestival

Perşembe, Haziran 12, 2008

dostoyevski'nin kumarbazı..

yazılan bir yazı
su üstüne yazmak
ve ruhun içinde saklamak
her ne kadar aradaki mesafe
önemli değil desek bile
aramızda akan hayat denen bu nehir
elimizi değdirdikçe bişeyler alıp götürüyor
biliyorum
sende biliyorsun bunu
denklem değil bu
varoluşun taa kendisi
sen ben veya herhangi biri
bu sonsuz ihtimalde
karşılaşmışsa
bilerek veya isteyerek buna
karma mı sebep olmuştur
yoksa anlamsızlık mı
bilmiyorum
karışık bir sokak burası
hava sıcak
güneş tepede
insanlar hıncahınç bu kaldırımda
sıkışmış ihtimaller
işte böyleyken hal
belki de karşıya geçmek lazım.

+ "bu a. k.duğumun dünyasında herkes bir şeye inanır, ben de sana inanıyorum." kader, zekidemirkubuz

Pazartesi, Haziran 09, 2008

+ allIneed, radiohead

radyokafa sevgisi var bende; bir, iki hafta önce sabahın köründe s. ve ben mtv'yi izliyorduk, sonra klibi gördüm ikiye bölünmüş ekran ve sesleri duymaya başlarken s.'ye dönüp bu klip baba bir grubundur ve güzeldir dedim, yüzüm güldü doğru tahmin etmiştim, radyokafa ve "all I need" izlerken tahminimde ne kadar haklı olduğumun farkına vardım iyice, bizi yine şaşırtmamıştı radyokafa ve anı yaratıyordu yeniden, bizi yaşatıyordu bir yerde..

Pazar, Haziran 08, 2008

"tanrı şahit ki mutluluk goncasıydım ben
aşkın eli geldi ve dalımdan kopardı beni
ah' ın alevi oldum, yazık ki
dudağım bir daha o dudağa kavuşmadı"

veda, füruğ

Cumartesi, Nisan 26, 2008

it's here and now

"bazen ama bir insanla birşey olur
kısa süren birşey,
iki geyiğin havada sıçrayıp öpüşmesi gibi"

buhurumeryem, lale müldür

+ katehavnevik, newday

Cumartesi, Mart 29, 2008

play or you’ll never know

iki günlük gel git sonunda deja vu dolu anılarla döndüm bu kozmopolite, güzel oldu yani, bir yanda ege şehrinde yaz tatilinin sakinliğini hissettim yeniden, bir yandada teğet geçtiğim kentlerin eteklerine baktım öylece dışarıdan, bütün bu düşünceler esnasında elimde "tehlikeli oyunlar" vardı ve kitabı gülerek okudum, içimden eğer oğuz yaşasaydı iyi bir arkadaş olacağımız geçti, çünkü basbayağı komik bir insandı karşımdaki, işte böyle oldu sayın okur ve böylede bitti.

+ onlythismoment, royksopp&katehavnevik

Çarşamba, Mart 26, 2008

son zamanlarda ya da benim için öyle yeni gözlemlediğim şeyse yükselen balkan müziği kavramı ve ona bağlı olarak çeşitlenen tatlar, eskiden bi emir kusturica vardi benim için bi de çingeneler zamanı ondan sonra klezmer band ve nigel kennedy'nin east meets east'ten öte birşey olmamıştı işte tavsiye üzerine dinlediğim bir grup fatmaspar ve bayıldım, eminim konserleri daha da zevklidir..

+ fatimaspar&thefreedomfries, istanbul

+ fatimaspar&thefreedomfries, bosanoga

ntv radyoda denk gelmişti jülide özçelik sıcak güneşli bir öğleden sonrasında her ne kadar klasik halk müziği şarkılarını jazz şeklinde yorumluyor olsada benim daha çok kendi yarattığı şarkılar hoşuma gitti, işte bunlardan biri,

+ jülide özçelik, sıradanbirgün

flunk'un galiba en sevdiğim şarkısı,

+ flunk, sixseventimes

Pazar, Şubat 17, 2008


aslında bu resmi bloga yerleştirirken aklıma şu gelmişti, 93-94 yıllarında çocukken bu şarkıyı dinleyip, klibini izleyen bir kişinin melankolik olmaması için hiçbir sebep yok galiba..


Cumartesi, Ocak 26, 2008

yaşamı sayıklama olarak görenler var, evet tam burda, kendisinin bir büyücü olduğunu düşünenler, şiir okurken bunu hissetmek isterim o duygu yoğunluğunu o hezeyanı, o heyecanı ve o sayıklamayı öyle birşey olsun ki ben kendimden geçeyim, o ağzımdan çıkan kelimeler ben olayım, dolaysız ben, o heyecan, o duygu ben, sanki bir vecd hali olsun yaşamımda, böyle olsun şiirimde, sevgimde, aşkımda, şarkımda, izlediğim manzarada, kimisi delilik diyecek buna, kimisi ise meraklı bir seyirci gibi hokkabaza bakar gibi bakacak sonrada devam edecek yoluna, herkes bir büyücü bekliyor o gelsin ve ben kendimden geçeyim diye, ormanda olduğunu farz et diyorum kendime heryer puslu, uzun ağaçlar var etrafımda veya bir uçurumun kenarında önümde uçsuz bucaksız bir düzlük var ya da vadi, atlıyorum uçurumdan sonra ve düşüyorum aşağı, düşüşü yaşarken yükseliyorum gökyüzüne doğru uçmaya başlıyorum, güneşi, maviliği, o dağla vadi arasında ki bağı, uçurumu hissediyorum, dıştaki gökyüzüne giriyorum hepsini hissediyorum ruhumda, ben oluyorum.

Cumartesi, Ocak 19, 2008

pavese ve tezer'in ruh daralmalarını düşündüm, hani tezer için neysede pavese için uzaktan bakınca olay boşunaymış gibi geldi nedense, bugün yol kenarında toprağa yakın denize uzaktan bakan adımlarda ruhum o dağ yürüyüşlerini hissetti bi an, bağlantı nerde mi peki, insan insanın kurdudur hatta kendinin ve çoğunlukla insan aradığı huzuru doğada bulur ya, her ne kadar kendini uzak hissetse bile.

Perşembe, Ocak 10, 2008

okul yıllarından hatırladığım bir şeyde mezun olmuş öğrencilerin albümleridir, o fotoğraflarda ki gencecik yüzlerin şimdiki hallerini düşünürüm hep, mesela 1992 yılında bizi konak 'tan inciraltı 'ndaki yurtlara götüren üniversite öğrencisi şimdi ne yapıyor acaba, aradan 16 yıl geçmiş, hep merak ederim, nerden geldi aklıma peki bu düşünceler, işte bir yazıdan, oralardan bir ses yankılanıyor biliyorum uzak değil bana, tanıdık.

+ insan adayı çocuklara kıyağımdır, Ali Türkan ( wassolldenndas)


Cumartesi, Ocak 05, 2008