Cumartesi, Mart 03, 2007

gönül çukuru, "every night I cut out my heart. but in the morning it was full again."

nihayet "ingiliz hasta" karşıma çıktı, bu tarz sevdiğim ve beni hasta eden filmleri uzun zamandır görmezlikten geldiğimin farkındayım ama buna takıldım kaldım, ilk önce şunu belirtmeliyim ki evet gerçekten filmdeki hintli sih asker lost'daki naveen andrews'mış (sayid jarrah), ilginç bir detay. film ise harika, ben nedense zorluklara ragmen aşkın devam etme isteğini, kırılganlığı, insanların ruhlarındaki o büyük izleri, bir behçet necatigil şiirine benzetiyorum. filmin soundtrackini çok uzun zaman önce defalarca dinlemiş pek sevmiştim, hüzünlü bir albümdü, filmdeki ninni ise marta sebestyen'in seslendirdiği "en csak azt csodalom", diğer adıyla "lullabye for katharine"di, diğer aklımda kalanlarsa kadının mağarada beklerken yazdığı şeyler ve sevdiği erkeğin geri geleceğine olan inancı, william dafoe'nun gece ve sabahın oluşuna dair pencere kenarındaki sözleri, çöle hakim olan renkler, bir türlü unutulmayan o dans şarkıları, naveen'in manastırdaki salıncağı, coğrafyayla kadın vücüdunun ilişkisiydi; tepeler, çöller, nehirler ve bedende sahip olunmak istenen bir çukur, sahi neydi o çukurun adı?

zamanın birinde, genç bir adam sonsuzluğa "2007 martında görüşmek üzere" diye not düşmüştü, evet herkes gitti ama o halen buralarda, sevgi ve hüzünle anıyorum. "furkan ışık"