Çarşamba, Mart 22, 2006

nuribilgeceylan ve cok uzaklar..

nuri bilge ceylan'dan notlar
(belgesel, trt 2, 22.30,21mart'06)

boun, elektrik muhendisligi
fotografcilik
muhendisligi yapamayacagimi anladim
reklam ve fotografcilik yaptim
sinema uzak ve zor bi eylem
londrada garsonluk yaptim ve sinemateklerde cok film izledim
mimar sinanda 2 yil okudum
arkadasin kisa filminde oynadim
kamera satin aldim ve kisa film cektim
uzak
o kar goruntusu, istiklal
imgeler ve sarhosluk, egemenlik altina alıyor
ve detaylar bi bakmisim, aklimin ucundan gecmeyen sey film oluyor
senaryolari kendim yazmak gibi takintim yok
fakat detaylar degistiriyor herseyi
atmosfer agirlikli sinema yapiyorum,
hikayeden ziyade.
mekan konusuna o kadar onem vermem
,en kotu mekanda bile kameranin konuldugu yerde hersey degisebilir.
teknik ekipte daha once calisip memnun kaldigim,
kisilik olarak uyumlu oldugum insanla calismayi tercih ederim
oyuncudan cok fazla sey yapmasini istemiyorum
mimik kullanmasini o kadar istemiyorum
oyuncu deneyimi olmayanlar kimi zaman daha iyiymis gibi geliyor
sinemada fazlalilik gibi gorunen jest ve mimikler
oyuncuyu serbest birakibilirim baslangicta
kendi niyetimi ortaya dokmem
ondan biseyler kesfetmeye bakarim.
prova yaparim
bitmis senaryoyla calisirim
her zaman daha iyisini surekli ararim aglamasi gereken yerde kimi zaman
burda gulse ne olur diye dusunur onuda cekerim
kurguya cok is birakiyorum
ona gore cekim yapiyorum
insan kendine karsi acimasiz olmasi icin zaman birakirim
ve kurguda gerekeni yaparim kurguda cok seyi degistirebilirim
kurgu sinemanin en zevkli asamasidir benim icin
muzik kullanma istegim giderek azaliyor
muzik ciktimi filmlerimde, hafif utanma duygusu meydana geliyor bende
film bir mektup benim icin
fakat zamanla gelecek tepkileri gordugum icin
heyecan azaliyor
tepkiler asagi yukari ayni, tum ulkelerde
olumsuz tepkiler insani kiskirtabilir
insan kendi egilimlerinden kolay kolay kurtulamiyor
eski filmler ve eksiklikler
merak eden ve kendine yeteri kadar acimasiz olan insan , degisir
sinema sanati,
samimiyet iceren, yalani ve hatalari gizlemesi en zor olan sanat
sinemayi birakmayi dusunmedim hic zorluklara ragmen
kolay sıkılan bi insanim, sinema melankolik yapima en uygun aktivite
beni hep motive ediyor.

23.02, bitti

Pazar, Mart 19, 2006

kardesim mesaj atti,
kavafisin o unlu siirini gondermis sabah sabah,
sehir,
bende bari sebeplendik dinleyeyim dedim sarkiyi,
aldi goturdu beni yine
bu sehir arkandan gelecek diyor sair
hayaletlerle basa cikmak ne kadar guc insan icin
bi an genclik
bi an ortayas ve yaslilik
hep imgenin onunde bulusurduk arkadaslarla
o kalabalik bekleme noktalarina inat
aslinda guzel oluyordu
kitaplara bakip zaman oldurup beklerdik oylece
doldurulacak yasanacak anlari,
hatta su an bile sayabilirim kitap bolumlerini
sonra ankara sokaklari
kosebaslarimiz sakal ve ezgi
caylar kitaplar gazeteler hayaller saatlerce suren gevezelikler
anlatmalar anlamamalar
bakmalar uyumalar dumanlar
ve siirler
kediler,
faridfarjadlar
yagmur yagarken dans etmeler
orhan veliler
olgunlasmalar
saplanip kalmalar
anlasilmamalar
onemli olmamak
ve hayaller yine
bi sarki gibiydi ankara o zamanlar
bi yandan ezginin gunlugu
bi yandan murathan mungan
en cok sabahlariysa bulent ortacgil..

"annem babam m.., necati gungor"

hikaye

yagmur yagiyor disarida,

pazar gunu agir bir gun zavalli faniler icin galiba, ya da sadece benim icin ama tabiiki halimden memnunum bu kadar agirligi kaldirmaya raziyim.

gecen gecelerin birinde ben, murat ve kirk haramiler bi gece yuruyusu yapalim dedik, yurumeye basladik yanimizda iki yerli de vardi, tepeler ve cesmelerin, ufak kucuk agaclarin yanindan gecip patika boyunca ilerledik durmadan, sonra sag yanimizdaki o dik yamaca tirmanmaya basladik, yamaca tirmanirken baykus sesleri yankilanmaya basladi tepelerden neredeyse kanon yapiyorlardi, yerliler heyecanladi mi diye yuzlerine baktim evet biraz heyecan vardi ama yapilabilecek bisey yoktu tirmanmaya devam ettik, bisey olmadi neticede "kedidir kedi" deyip yolumuza devam ettik.

yamaca ciktiktan sonra patikadan 500,600 metre gittik ve orda kalmaya karar verdik, fakat yagmur yagiyodu, heryerim islandi epey oldu boyle islanmayali, yaklasik 5 sene,

ve ruzgar soguk soguk esmeye baslamisti, usuyordum, biraz uyumak istedim ama imkansiz herkes yagmurun bir damlasindan korunmak icin kafasini devekusu gibi yagmurluklarinin altina sokmus, oyle bekliyodu.

yagmur yagdi, sabah oldu, gunes dogdu ve biz karsi tepeye gectik yamacimizin dibinde yemyesil duz bi alan (berme duzu) ve icinde kucucuk bir gol, gun oyle geldi gecti, geri donmeye karar verdik, yamaclardan ilerleyip tepemize, koyumuze geri donmeye. yagmur yagmaya devam ediyordu ve aksam olmasina az kalmisti, uzakta dicle nehri o yuksek daglar tepeler duzlukler koyler o sis ve o gunesin turuncu huzmeleri altinda adeta tablo halini almisti, iste o an bu guzelligi olumsuzlestirmeliyim diye dusundum ama ruhumda.

gun ve an oyle geldi gecti islandik toprak islandi gokyuzu islandi bu topraklarda heryer islandi, aklima kibrisi misiri anlatan o yazar (l.durell) geldi onun portakal bahceleri,sicagi ve galiba her cografyanin kendine ait anlaticisi var diye dusundum bi an.

Cuma, Mart 10, 2006

us and them

ben
nefes aliyorum bu daglarda demistin hatirliyor musun?
disarida yagmur yagiyor
aklima o geliyor
gecmiste kalan
sen o zamanlarda istanbuldaydin
bense izmir ogleden sonralarinda
o gunun sahibi sari isiklarin koruyuculugu sarmisti etrafimi
siyah bir motorsiklet
siyah bandana cizme jean tisort ve gozluk
saygi duyulan insan
peki sen hatirliyor musun onu
iste simdi burda uzaklardayiz
sen bile benden uzaktasin
ama aslinda bi o kadar yakiniz birbirimize
seni dusunuyorum
bedenini ruhunu
yanliz degilsin anla beni
ve sende beni yanliz birakma
yasayacagim o anida
etrafinda agaclar var
ve gökyüzü
ne dusunuyorsun simdi
ne hissediyorsun
anneni mi sevdigini veya kardesini mi
yanliz degilsin korkma
ben yanindayim
korkma
bu bir yolculuktu
ve olan oldu
ben yurumeye devam edecegim
senin adina da
korkma
evet aksam oldu biliyorum karanlik
biliyorum istemiyordun boyle olmasini
orman icinde karanlikta yagmur yagarken
kardeslerin var etrafinda
sende oyle degil miydin ?

kardeşim " hakan özcan 'a "

.sadece 5 km.

Cuma, Mart 03, 2006

Ihlamur Bardagini..

Ihlamur bardagini yana itince
Basini kaldirinca islak sac kokusundan
Olgun bir kayisinin icerigidir sende
Senin gozlerin
Dun aksam yere serili golgen
Bu aksamki golgenle ustuste
Cebinde bir avuc aycicegi
Geri donmus dunden nasil donduyse
Mutlulugun sana verdigi tatili yasiyor
Bir acilip bir kapaniyor kirpiklerin

Bilmem alinir misin soylersem
Unutulmus bir cirkinlikten basliyor guzelligin.

Edip Cansever